1. HABERLER

  2. KAMU PERSONELİ

  3. 28 Şubat Döneminde İhraç Edildi 18 Yıl Sonra Tazminat Kazandı
28 Şubat Döneminde İhraç Edildi 18 Yıl Sonra Tazminat Kazandı

28 Şubat Döneminde İhraç Edildi 18 Yıl Sonra Tazminat Kazandı

28 Şubat döneminde din kültürü öğretmeni olarak görev yapan bir personel 2001 yılında ihraç edildi ve 18 yıl sürecek dava sürecine girdi.

A+A-

2006 Yılında Görevine Döndü 
28 Şubat döneminde din kültürü öğretmenliği görevinden çıkarılan vatandaş mücadeleyi bırakmadı ve mahkemeye başvurdu. 5 yıl süren hukuk mücadelesinin ardından görevine dönmeyi başardı. 2006 yılında görevine başlayan öğretmen 5 yıllık süreçte maddi ve manevi kayıplarının olduğunu ifade etti ve tazminat davası açtı. Görev yapamadığı yıllara ait maaşları geri ödendi ancak manevi tazminat talebi reddedildi. Bunun üzerine konuyu Danıştay’a kadar taşıyan öğretmen Danıştay’dan sevindirici haber almayı başardı. 

Öğretmen Danıştay başvurusunda 20 bin lira manevi tazminat talebinde bulundu. Görevinden uzak kaldığı dönem boyunca küçük düştüğünü ve büyük bir üzüntü duyduğunu ifade eden öğretmenin başvurusu ilk derece mahkemesi tarafından reddedilmişti. Gerekçe olarak da idarenin ağır bir kusurunun bulunmadığı gösterilmişti. Ancak Danıştay verdiği kararda idarenin neden olduğu zararı tazminle yükümlü olduğu hükmü gerekçe gösterildi. 

Danıştay tarafından verilen bu 20 bin liralık tazminat kararı her ne kadar az gibi görünse de emsal değeri olması açısından son derece önemlidir. Zira aynı durumda olan yüzlerce personel bulunuyor. Son zamanlarda KHK ile ihraç edilen ancak görevine yeniden iade edilen kamu personelleri de bulunuyor. Her ne kadar bu personeller için tazminat davası açamaz hükmü yer alsa da bu genel hukuk ilkelerine aykırı bir durumdur. Kamu personelleri bu kararı emsal göstererek davalarını açabilir ve uzun yıllar sonunda haklarını alabilirler. 

Dönem dönem yaşanan bu haksız işten çıkarmalar ile ilgili olarak genel bir tedbir alınması gereklidir. Aksi takdirde yapılan hukuksuz işlemlerin faturaları yıllar sonra alakası olmayan kişilere biçilmekte ve sistem tıkanmaktadır. Ayrıca yetişmiş personellerimizin bu tür sorunlarla meşgul edilmesi de ülkemizin bilim üretmesine engel teşkil etmektedir. İşte böylesi bir durumun önüne geçmek adına köklü değişiklikler yapılmalı ve demokrasinin temel kuralları ihlal edilmeden hukuk sistemi devreye sokulmalıdır.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Benzer Haberler