1. YAZARLAR

  2. DR. Tunahan Kılıç

  3. VATAN YAHUT SİLİSTRE
DR. Tunahan Kılıç

DR. Tunahan Kılıç

Hayatın Gerçekleri
Yazarın Tüm Yazıları >

VATAN YAHUT SİLİSTRE

A+A-

Osmanlıda vatan kavramını, vatanseverlik duygusu ve vatana bağlılık ruhu aşılamaktaki amaç devleti güçlendirmekti. Bununla beraber eğitim sistemini oluştururken bürokrasinin kalitesini arttırmak, profesyonel nitelikte meslek sahibi geniş bir kitle oluşturmaktı. Buna iten ise batının misyonerlik faaliyetlerine bir cevap vermekti. Sultan Abdulhamid’de eğitim sisteminin yayılmasına teşvik etmişti. Öyle ki ona “Maarifperver” hükümdar denilmişti. Bu sistemin coğrafya derslerinde vatan üzerinde yaşayanlarda tarif edilmekteydi. Standart tanıma göre coğrafi açıdan Türk; Turan’da, Anadolu’da, Balkanlarda ve diğer yerlerde yaşayan insanlar olarak tarif ediliyordu. Buradaki asıl önemli olan husus ise coğrafi tanımda Araplar, Kürtler, Lazlar, Boşnaklar, Çerkezler, Pomaklar, Rumlar, Ermeniler, Yahudiler hep birlikte Osmanlılar olarak bilinmekteydi. Aynı vatan toprakları içinde yaşayan onlarca Millet, “Milliyet” ayrımı gözetmeksizin bir arada yaşamışlardı. 18. Yüzyılın ikinci yarısında Balkanlardaki Ortodoks Hıristiyanların milliyetçilik ve misyonerlik faaliyetleri ile bu ayrışım başladı.

Peki, bu ayrışmayı tekrar birleşime dönüştürecek iktidar ve yönetimlerin çabaları boşa çıkacak mı? Ya da kaç ülke yönetimi bunun için çaba harcamakta? Bu çabaların boşa çıkması için kimler çomak sokuyor? Millet olarak kararlılıkla bu iradenin arkasında durmamıza ve yönetimin tüm çabalarına rağmen barışçıl yollarla kan dökülmeden çözülmesini istediğimiz sorunların üstesinden gelmeye muktedir olabilecek miyiz?  Elbette umutlu olmakta yarar görüyorum. Umudumuzu kaybetmeden canla başla desteklemeye ve barışçıl yollar ile Ortadoğu’da akan kanın durmasına elimizden geldiğince çaba harcamaya devam edeceğiz. Ülkemizin geçmekte olduğu bu zor süreçte Yavuz Bahadıroğlu üstad’ın da değindiği bazı noktalar olmuştu. Zorlu sürecin yükünü omuzlayan sadece Başbakan ve Cumhurbaşkanımız olmamalı. Süreci hem ekonomik anlamda, hem siyasi anlamda, hem eğitimsel anlamda boş geçirmememiz gerektiğini herkesin çok net bilmesi lazım. Millet kavramının bilincine varılması, birlik olunması ve Millilik kavramının çok iyi uygulanması lazım. Bazı ülkelerin silah ambargosu koyduğu gibi, elektronik eşya, gıda vb birçok alanda da uygulamaya koymaktan çekince duymayacakları için oturup başımızı iki elimizin arasına alıp düşünmekte ve harekete geçmekte fayda var. Bir an önce Milli Eğitim Bakanlığının, Adalet Bakanlığının, Gençlik ve Spor Bakanlığının, Tarım Bakanlığının uygulamaya koyması gereken acil eylem planlarını hazırlamaları gerekir. Gençlik bakanlığının 2023 gençliği için şimdiden 10 yaşında gençlerden başlayarak bir planlama yapması gerekir. Eğitim Bakanlığının müfredatta artık 50 yıl sonrasını hesaplayarak kaliteli ve kalifiye gençlerin yetiştirilmesi için adım atması gerekir. Bugün lise bittiğinde hala bir genç, boş ve niteliksiz ise ülkemize geçmiş olsun!

15 Temmuz sonrasından itibaren bütün işlenmiş, yedirilmiş, işlerine geldiği gibi düzenlenmiş tüm uygulamaların gözden geçirilmesi gerekir. Tarım Bakanlığı köylerden şehirlere göç eden aileleri mercek altına almalı. Çiftçiler bu ülkenin en kıymetli insanları olursa o zaman ülkemiz yeniden kalkınmaya başlar. Tarım desteklerinin reel olması lazım. Bugün bir çiftçiye 2 Milyon Lira destek veriyoruz entegre tesis projesi getirin desteği alın gibi destekleri çiftçiye destek diye düşünmemek gerekir. Velhasılı nitelikli milli insan ihtiyacını böylesi bir dönemde karşılayacak alt yapının çoktan oluşturulmuş olması gerekirdi. Yoksa bile devreleri yakana kadar oturup çalışmak lazım.

Ülkemizin milli birliğine katkı sunacak ve Başbakan ile Cumhurbaşkanının yükünü hafifletecek sorumluluklar almamız gerekir. Zira ciddi bir süreç, geri dönüşü olmaz bir süreç bu. Kimse hafife almasın. Bürokratların, dış ilişkiler başkanlıklarının, Dışişleri ve AB Bakanlıklarının çok iyi çalışması lazım. Bunları yapamayacak korkak insanlardan kurumların arındırılması lazım. Yeniden bir dünya savaşının zemini hazırlanmadan akıllı politikalar ile ülke yönetimlerinin de aklı selim vatandaşlar gibi birliğe teşvik edilmesi lazım. Osmanlıda olduğu gibi ülke içerisinde yaşayan vatandaşlarımızın her birinin kendi etrafında birlik ve beraberlik ruhunu yayması lazım. Osmanlı deyince aklıma Diriliş filmi geldi. Bu film gibi kaliteli çalışmaların 50 yıl önce yapılmış olması gerekirdi. Bugün Amerika dünyaya güçlü ülke imajını hep Hollywood filmleri ile verdi. Bizim kaliteli eserler yapmamız ve kaliteli eserler bırakmamız için de kaliteli insanlar yetiştirmemiz lazım. Uyumadan, durmadan, yılmadan adam gibi bir sistem kurmamızın vakti geldi. Hatta geçiyor bile. Demedi demeyin!

İletişim Mail : kilic_tunahan@hotmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.